admin
02-09-10, 20:33
Devamı şöyle:
RESİM 9(ÇOK İĞNELİ ZARGANA TAKIMI)
Zarganada gaga iğnesi olarak kullandığımız iğneninde taşıyıcı ve sağlam olması lazımdır.Zira zaman zaman kafadan gelen saldırılar olabilmektedir.Genel olarak sinaritler avlarına arkadan ve yandan saldırırlar bundan dolayı esas iğnemiz arkadaki iğnedir.Gaga iğnesi zargananın çenesinin altında sadece deri olan zayıf noktadan girilip üst gaganın tam ortasından dışarı çıkacak şekilde takılmalıdır.Zargana ufaksa tek iğne olarakta gezilebilir.Kuyruktaki iğneyse ya kuyruğa yakın deri altı yapılmalı yada kuyruk dibine bakır telle tespit edilmelidir.Amaç mümkün olduğunca balığın kan kaybına ve doku zedelenmesine uğramadan oltanın ucunda diri kalmasını sağlamaktır. Çok iri zarganalarda üçüncü bir iğne monte edilebilir.İğnelerin montajından sonra takım dibe indirilmeden yemlik balığın gelişi suda kontrol edilmeli hafif yanlama ,baygınlık vs gibi şeyler varsa yem ya düzeltilmeli yada değiştirilmelidir.Balık süratle tekneden uzaklaşmaya çalışıyorsa mükemmel bir canlı yemimiz var demektir.Şayet yem yan yatıyorsa veya teknenin altına gelip duruyorsa ve yem fazlanız varsa değiştirin derim.
Kefali tek iğne ve burun deliklerinden takmanızı öneririm.Keza zargana hariç tüm yemliklerin tek iğneyle sunulmasında fayda vardır.Diğer yemlikleri alt çeneden girip üst dudak bitiminden çıkartınız.Şayet yemlik balık 20 cm üzerindeyse çift iğne kullanmakta fayda olabilir.Tamamen tercihe bağlıdır.
Kepçe her teknede olması gereken önemli demirbaşlardan biridir.Şayet derin sularda avlanıyorsak ve sinariti 30 metreden yukarı alıyorsak kepçeye ihtiyaç bile olmayabilir. Zira balık derinlik farkından dolayı yarı baygın vaziyette olacaktır.Ancak 5-10 metrelerde avlanırken balığımızı aldıysak o zaman kepçeye ihtiyacımız olacaktır.
Teknik olarak tüm detaylarımızı hallettik ve artık avımıza başlıyacağız.Sinaritlerin genellikle daha önce yakaladığınız taşlıklarda hemen hemen aynı bölgelerde ve aynı hava şartlarında bulunacağından emin olunuz.Şayet kendimize uzun bir rota çizebiliyorsak birden fazla takımla düz bir hat üzerinde gidip gelebiliriz.Şayet taşlıklar bölge bölge ise o zaman takımları toplayıp süratle diğer mıntıkalara yönelmemiz gerekir.Bu gibi durumlarda zarganaların livarda canlılıklarından bir şey kaybetmeden gelmelerini sağlamak gereklidir.Rotamızı belirledik ve zarganamızı takıma monte ettik.Arzu edilen derinliğe ulaştığımızda takımı yavaş yavaş yol vererek kurşuna kadarki kısmını suya salıp daha sonra yavaş bir şekilde kurşunun dibe inmesini sağlıyoruz.Doğrusu bunu akıntıya veya dalgaya karşı giderken yapmaktır ancak akıntı arkamızdan geliyorsa tekneyi boşa alıp takımı salarken hafif yol vererek düzenleyebiliriz.Buradaki amaç kurşunun aşağıya çok hızlı inmesini engelleyip takımın dolaşmasını önlemektir.Amacımız dibi bulduktan sonra iki kulaç kadar yerden keserek vede takımın suya giriş açısına bakarak yemlik balığımızın dipten birkaç kulaç yukardan gelmesini sağlamaktır.Yolumuz hep rolanti süratinde devam ediyoruz ve aynı derinliği tutturmaya çalışıyoruz .Burada en önemli yardımcımız derinliği gösteren cihazımız oluyor.Bazı meralarda ani derinlik farklılıkları oluşmaktadır buda şayet önlem almazsak takımın dibe takılmasına sebep olur.Takım suda gezerken çıkrığımızın ambreyaj ayarının en hassas konumda olması gereklidir.Yani kurşunun ve yemlik balığın ağırlığının takımdan misina istemeyeceği konumda tutulmalıdır .Ama en ufak bir darbede bile cırıltıyı duyup ona göre önlem alabileceğimiz şekildede hassas ayarlanmış olması gereklidir.Bazen ufak palazlar yeme bir diş atıp bırakabilir Yaralanma veya yemin iğnede çıkması gibi istenmeyen durumlar olabilir .Veyahutta bir parça erişte otu zargananın gagasına takılır ve siz bihaber vaziyette saatlerce gezersiniz. Bunu engellemek için çıkrık ayarının çok hassas olması şarttır.Şayet rüzgar ve akıntı uygunsa vede zemin biteviye aynı derinlikteyse motorsuzda akabiliriz.Şayet akıntının şiddeti fazla geliyorsa fırtına çapası dediğimiz bir paraşüt açarak teknemizi yavaşlatabiliriz.
Düz bir hat üzerinde dolaşırken ikinci bir takımı farklı bir ağırlıkla biraz daha uzağa da salarak iki takım dipten çekebiliriz.Şayet teknenin idaresinde ustaysanız üçüncü bir takımı su üstünden pelajik balıklara deneme yapabilirsiniz.
Sinaritin vurduğu anda hemen tasmalamak yanlıştır.Zira balık ilk darbeyi vurup ikincisinde yemi yutabilir.Birkaç saniye beklemek her zaman kazandırır.Vuruş anında tekneyi boşa atıp, zaten ambreyajı en açık konumdaki çıkrıktan balık misina almaya başladıktan sonra hafifçe tasmalayınız,akabinde tasmayı kuvvetlice yineleyip iğnenin çeneye oturmasını sağlayınız.Sinarit mücadeleci bir balıktır evet ama sadece dipte.Şayet dipten yukarı biraz alabilirseniz zafer sizindir.Bu canavarın dişlerine hiç bir şey kafa tutamaz yani çelik ve dacron ip tarzı yöntemler hariç.Bunlarıda genellikle gördüğü için çoğu zaman zarganaya hava aldırırsınız gelip yeminize vurmaz.Dolayısıyla sinariti ilk seferde yukarı almak için harcadığınız çaba ve uyguladığınız güçle misina kesilmediyse balık % 90 sizindir.Yani ilk başlarda kesecekse keser yapılacak bi şey yoktur. Kesemediyse asansör o çok kıymetli yükünü yukarı taşır.
Sinarit yemi alınca kuvvetli ama kısa bir depar atar ve kafa atmaya başlar .Akya veya orkinos gibi devamlı yol istemez.Kafa darbelerini ambreyaj zaten kompanse edecektir.30 metre derinlikten 10 metre yukarı alınmış her sinarit yakalanmış sayılır.Trofe bir sinaritin 0.50 veya 0.70 florocarbon bir misinayı kesmesi anlık bir iştir.Bu noktada bence ustalıktan ziyade birazda şans faktörü rol oynamaktadır.İğnenin dişlerin arasına denk gelmesi sinarit açısından şanssızlıktır.Misinanın dişlerin arasına gelmesi ise tam tersine bizim kesilmiş bir misina ile baş başa kalmamıza neden olacaktır.
Balığı kurşunlar tekneye gelene kadar kaloma ayarı ile aldıktan sonra derinlerden gelen balığı zahmetsizce tekneye alabilirsiniz.Ancak sığ sularda balık tüm gücüyle mücadele edecektir.7-8 metrelerde oltaya takılmış 8-10 kg lık veya üzeri bir sinarit tam bir baş belasıdır.Bu durumda kurşunları balık depar attığında çapariz oluşturmadan denize atacak şekilde toplamakta fayda vardır.Zira sığ suda hele tekneyi gördüğünde atacağı deparlar inanılmaz olabilir.Zorlamadan mümkünse motor gücüyle üstüne gidip boşluğu almak ve tekrar yormaya çalışmak lazımdır.Bu boyda bir sinaritin kafasını çevirmek için asla uğraşmayın mümkünse yorulup bıkmasını bekleyin.Balık tekneye yakınlaştığında asla gürültü yapmayınız.Sonunda kepçeyle tanışacaktır.
10 kg ve üzeri bir sinaritin oltanıza gelmesi her şeyi doğru yapsanız bile büyük bir şanstır.Sinaritler genellikle irili ufaklı değişik boylarda sürüler halinde yaşarlar.13 kglık bir canavarın burnunun dibine kadar yeminizi getirseniz bile sürüden fırlayan bir 3-4 kglık yeniyetmenin yeminize dalması tüm trofe hayallerini bitiricektir.
Ama kısmet bu; birgün her şey doğru gider ve vuslata erersiniz .
Sarosdan sevgilerimle .
M.Tahir Gürhan
Teşekkürler Tahir bey.
RESİM 9(ÇOK İĞNELİ ZARGANA TAKIMI)
Zarganada gaga iğnesi olarak kullandığımız iğneninde taşıyıcı ve sağlam olması lazımdır.Zira zaman zaman kafadan gelen saldırılar olabilmektedir.Genel olarak sinaritler avlarına arkadan ve yandan saldırırlar bundan dolayı esas iğnemiz arkadaki iğnedir.Gaga iğnesi zargananın çenesinin altında sadece deri olan zayıf noktadan girilip üst gaganın tam ortasından dışarı çıkacak şekilde takılmalıdır.Zargana ufaksa tek iğne olarakta gezilebilir.Kuyruktaki iğneyse ya kuyruğa yakın deri altı yapılmalı yada kuyruk dibine bakır telle tespit edilmelidir.Amaç mümkün olduğunca balığın kan kaybına ve doku zedelenmesine uğramadan oltanın ucunda diri kalmasını sağlamaktır. Çok iri zarganalarda üçüncü bir iğne monte edilebilir.İğnelerin montajından sonra takım dibe indirilmeden yemlik balığın gelişi suda kontrol edilmeli hafif yanlama ,baygınlık vs gibi şeyler varsa yem ya düzeltilmeli yada değiştirilmelidir.Balık süratle tekneden uzaklaşmaya çalışıyorsa mükemmel bir canlı yemimiz var demektir.Şayet yem yan yatıyorsa veya teknenin altına gelip duruyorsa ve yem fazlanız varsa değiştirin derim.
Kefali tek iğne ve burun deliklerinden takmanızı öneririm.Keza zargana hariç tüm yemliklerin tek iğneyle sunulmasında fayda vardır.Diğer yemlikleri alt çeneden girip üst dudak bitiminden çıkartınız.Şayet yemlik balık 20 cm üzerindeyse çift iğne kullanmakta fayda olabilir.Tamamen tercihe bağlıdır.
Kepçe her teknede olması gereken önemli demirbaşlardan biridir.Şayet derin sularda avlanıyorsak ve sinariti 30 metreden yukarı alıyorsak kepçeye ihtiyaç bile olmayabilir. Zira balık derinlik farkından dolayı yarı baygın vaziyette olacaktır.Ancak 5-10 metrelerde avlanırken balığımızı aldıysak o zaman kepçeye ihtiyacımız olacaktır.
Teknik olarak tüm detaylarımızı hallettik ve artık avımıza başlıyacağız.Sinaritlerin genellikle daha önce yakaladığınız taşlıklarda hemen hemen aynı bölgelerde ve aynı hava şartlarında bulunacağından emin olunuz.Şayet kendimize uzun bir rota çizebiliyorsak birden fazla takımla düz bir hat üzerinde gidip gelebiliriz.Şayet taşlıklar bölge bölge ise o zaman takımları toplayıp süratle diğer mıntıkalara yönelmemiz gerekir.Bu gibi durumlarda zarganaların livarda canlılıklarından bir şey kaybetmeden gelmelerini sağlamak gereklidir.Rotamızı belirledik ve zarganamızı takıma monte ettik.Arzu edilen derinliğe ulaştığımızda takımı yavaş yavaş yol vererek kurşuna kadarki kısmını suya salıp daha sonra yavaş bir şekilde kurşunun dibe inmesini sağlıyoruz.Doğrusu bunu akıntıya veya dalgaya karşı giderken yapmaktır ancak akıntı arkamızdan geliyorsa tekneyi boşa alıp takımı salarken hafif yol vererek düzenleyebiliriz.Buradaki amaç kurşunun aşağıya çok hızlı inmesini engelleyip takımın dolaşmasını önlemektir.Amacımız dibi bulduktan sonra iki kulaç kadar yerden keserek vede takımın suya giriş açısına bakarak yemlik balığımızın dipten birkaç kulaç yukardan gelmesini sağlamaktır.Yolumuz hep rolanti süratinde devam ediyoruz ve aynı derinliği tutturmaya çalışıyoruz .Burada en önemli yardımcımız derinliği gösteren cihazımız oluyor.Bazı meralarda ani derinlik farklılıkları oluşmaktadır buda şayet önlem almazsak takımın dibe takılmasına sebep olur.Takım suda gezerken çıkrığımızın ambreyaj ayarının en hassas konumda olması gereklidir.Yani kurşunun ve yemlik balığın ağırlığının takımdan misina istemeyeceği konumda tutulmalıdır .Ama en ufak bir darbede bile cırıltıyı duyup ona göre önlem alabileceğimiz şekildede hassas ayarlanmış olması gereklidir.Bazen ufak palazlar yeme bir diş atıp bırakabilir Yaralanma veya yemin iğnede çıkması gibi istenmeyen durumlar olabilir .Veyahutta bir parça erişte otu zargananın gagasına takılır ve siz bihaber vaziyette saatlerce gezersiniz. Bunu engellemek için çıkrık ayarının çok hassas olması şarttır.Şayet rüzgar ve akıntı uygunsa vede zemin biteviye aynı derinlikteyse motorsuzda akabiliriz.Şayet akıntının şiddeti fazla geliyorsa fırtına çapası dediğimiz bir paraşüt açarak teknemizi yavaşlatabiliriz.
Düz bir hat üzerinde dolaşırken ikinci bir takımı farklı bir ağırlıkla biraz daha uzağa da salarak iki takım dipten çekebiliriz.Şayet teknenin idaresinde ustaysanız üçüncü bir takımı su üstünden pelajik balıklara deneme yapabilirsiniz.
Sinaritin vurduğu anda hemen tasmalamak yanlıştır.Zira balık ilk darbeyi vurup ikincisinde yemi yutabilir.Birkaç saniye beklemek her zaman kazandırır.Vuruş anında tekneyi boşa atıp, zaten ambreyajı en açık konumdaki çıkrıktan balık misina almaya başladıktan sonra hafifçe tasmalayınız,akabinde tasmayı kuvvetlice yineleyip iğnenin çeneye oturmasını sağlayınız.Sinarit mücadeleci bir balıktır evet ama sadece dipte.Şayet dipten yukarı biraz alabilirseniz zafer sizindir.Bu canavarın dişlerine hiç bir şey kafa tutamaz yani çelik ve dacron ip tarzı yöntemler hariç.Bunlarıda genellikle gördüğü için çoğu zaman zarganaya hava aldırırsınız gelip yeminize vurmaz.Dolayısıyla sinariti ilk seferde yukarı almak için harcadığınız çaba ve uyguladığınız güçle misina kesilmediyse balık % 90 sizindir.Yani ilk başlarda kesecekse keser yapılacak bi şey yoktur. Kesemediyse asansör o çok kıymetli yükünü yukarı taşır.
Sinarit yemi alınca kuvvetli ama kısa bir depar atar ve kafa atmaya başlar .Akya veya orkinos gibi devamlı yol istemez.Kafa darbelerini ambreyaj zaten kompanse edecektir.30 metre derinlikten 10 metre yukarı alınmış her sinarit yakalanmış sayılır.Trofe bir sinaritin 0.50 veya 0.70 florocarbon bir misinayı kesmesi anlık bir iştir.Bu noktada bence ustalıktan ziyade birazda şans faktörü rol oynamaktadır.İğnenin dişlerin arasına denk gelmesi sinarit açısından şanssızlıktır.Misinanın dişlerin arasına gelmesi ise tam tersine bizim kesilmiş bir misina ile baş başa kalmamıza neden olacaktır.
Balığı kurşunlar tekneye gelene kadar kaloma ayarı ile aldıktan sonra derinlerden gelen balığı zahmetsizce tekneye alabilirsiniz.Ancak sığ sularda balık tüm gücüyle mücadele edecektir.7-8 metrelerde oltaya takılmış 8-10 kg lık veya üzeri bir sinarit tam bir baş belasıdır.Bu durumda kurşunları balık depar attığında çapariz oluşturmadan denize atacak şekilde toplamakta fayda vardır.Zira sığ suda hele tekneyi gördüğünde atacağı deparlar inanılmaz olabilir.Zorlamadan mümkünse motor gücüyle üstüne gidip boşluğu almak ve tekrar yormaya çalışmak lazımdır.Bu boyda bir sinaritin kafasını çevirmek için asla uğraşmayın mümkünse yorulup bıkmasını bekleyin.Balık tekneye yakınlaştığında asla gürültü yapmayınız.Sonunda kepçeyle tanışacaktır.
10 kg ve üzeri bir sinaritin oltanıza gelmesi her şeyi doğru yapsanız bile büyük bir şanstır.Sinaritler genellikle irili ufaklı değişik boylarda sürüler halinde yaşarlar.13 kglık bir canavarın burnunun dibine kadar yeminizi getirseniz bile sürüden fırlayan bir 3-4 kglık yeniyetmenin yeminize dalması tüm trofe hayallerini bitiricektir.
Ama kısmet bu; birgün her şey doğru gider ve vuslata erersiniz .
Sarosdan sevgilerimle .
M.Tahir Gürhan
Teşekkürler Tahir bey.